Zeytin Ağacı
Aykut Bulut -Yazdı
Bir zeytin diktim sana… Ömrümün tam ortasına, içimin en boş, en karanlık yerine. Toprağın en keskin koktuğu, acının en çok çöktüğü yere bıraktım onu. Sanki elini uzatsan tutacakmışsın gibi, nefesin hâlâ oradaymış gibi diktim başucuna. Her yaprağına bin özlem, her dalına bin sabır astım.
Bir bilse nerede filiz verecek, köklerini en derine salar; belki büyürken anlatır sana beni, senle yarım kalan her şeyi.
İstedim ki kökleri sana değsin. Değsin ki toprak aramızdaki taşıyıcı olsun, sana söyleyemediklerimi ona fısıldayıp sana ulaştırsın. Büyüsün, ama hızlı büyüsün. O büyüdükçe içimdeki boşluk küçülsün.

İnsan değişir, hayat akar, zamanın sesi bile kısılır bir zaman sonra. Ama unutmak… Seni unutmak hiç olur mu? Zeytin ağacı unutmuyor, ben hiç unutmuyorum. Toprağa karışmış sessizliğinin ağırlığı her gelişimde omzuma biraz daha çöküyor.
Büyüsün ağacımız bir an önce kök salsın. Gölgenize geleyim, rüzgâr yapraklarını hışırdatırken sen konuşuyorsun sanayım. Bazen gövdesine yaslandığımda, içimdeki hiç dinmeyen sızının bir anlığına olsun hafiflediğini hissedeyim.
Her gelişimde senin gölgene oturup sırtımı vereyim tıpkı eskisi gibi.
Sanki hiç gitmemişsin de gözümü kırpsam geri dönecekmişsin gibi.