Yalnız kumsal
Sonbahar gelmişti,
Bütün gülümseyen yüzler evlerine dönmüştü.
Sokaklar ıssız, ışıklar sönüktü.
Kumsalda üst üste istiflenmiş sandalyeler,
Plaj şemsiyeleri,
Uzakta ölümü bekleyen yalnız bir balıkçı vardı.
Kıyılara vuruyordu ölü balıklar,
Ve neden öldüklerini çabucak unutuyorlardı.
Kendime baktım uzaktan, çok uzaktan…
Yoktum hiçbir yerde.
Bilirdim yokluğu,
Ancak böylesini ilk defa yaşıyordum.
Öylesine yoktum ki,
Sessizliğim, çığlık çığlığa idi.
Tuhaftı!
Ne ölebiliyor ne de yaşayabiliyordum.
Bulmak istiyordum delicesine kaybettiklerimi
Lakin hiç mi hiç aramıyordum.
Eski bir evin duvarları gibi
Alabildiğine rutubetliydi ruhum
Biri gelsin diye yalvarıyordum
Ama kimseyi beklemiyordum.
Sonra birisi sustu,
Ta içimden duyuldu.
Heyhat! Hüznüm geri dönmüştü.
Yalnız bırakılmış kumsalın
Son balıkçısı da bu sabah ölmüştü.