Uyumadan önce tok karnına Tiyatro Tarihi

Yayınlama: 22.03.2024
A+
A-
Konya Büyüksehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu,Yazar- Dramaturg

(ÜÇÜNCÜ BÖLÜM)

Savaşmak, bir ülkeyi ele geçirmek, ona hükmetmek konusunda son derecele başarılı olan ve bütün dünyayı adalet ve hukuk anlamında saran Roma İmparatorluğunun, bunca işin gücün arasında ne yazık ki sanata sepete ayıracak zamanı yoktu. Hal böyle olunca da tiyatro Roman döneminde gelişmedi, aynı seyirde bocalayıp durdu. Felsefesi oluşmamış bir ülkede sanatın gelişmesi, ilerlemesi beklenemez. Ülkemizde, sanatın istenilen seviyeye bir türlü ulaşamamasının nedeni de budur. Lakin Romanın durumu biraz farklıydı. Roma sanatın diğer alanlarında gelişiyordu. (Heykel, mimari gibi…) Tiyatro Roma için bir eğlence biçimiydi. Halkı öfkesini diri tutmak ve savaşma duygusunu beslemek için tasarlanan bir projeydi. “Sağdan bin atlı girer” gibi oyunlar yazılıyordu. Büyük alanlarda kanlı ve ölümlü oyunlar seyrediliyordu. Tabi ki dişi dokunur oyunlar da yazılıyordu ancak istenilen seviyeye ulaşamıyor, halk tarafından beğeni kazanamıyordu. Komedi ve kanlı oyunlar haricindeki oyunlar ise okuma tiyatrosu olarak sahneleniyordu. Üst kültür olarak belirlenen Tragedya, bir anda alt kültüre dönüşüvermişti. Tiyatronun çöküşü Ortaçağ döneminde de devam etti. Kilise bütün Avrupa’yı ele geçirmiş, baskı ve dini olgularla, insanları yönetiyordu. Öyle ki kimin kral olacağına bile Kilise karar veriyordu. Dini oyunlar haricinde hiçbir oyuna izin verilmiyor, gizlice yapılan tiyatrolar ise bulunduğu veya yakalandığı yerde oyuncularıyla birlikte imha ediliyordu. Baskı her zaman, ışığı doğurur derler. Öyle de oldu. Baskılar insanları o kadar zorladı ki büyük bir isyan çıktı. Ve tiyatronun, sanatın, gelmiş geçmiş en ihtişamlı dönemlerinden birisi olan Rönesans ortaya çıktı. Kilisenin iki yüzyıldır ısrarla savunduğu “inanmadan anlayamazsın,” düşünce yapısı yerini anlamadan inanamazsın düşüncesine bıraktı.  Baskılanan aydınlar, sanatçılar, düşünürler tabiri caizse sanat kusmaya başladı. Öyle ki yeteri kadar başarı elde edemeyen, bir diğerinin başarısına ulaşamayanlar, bunu kendine yediremeyip intihar ediyordu. Yanlış duymadınız. Rönesans döneminde intihar vakaları bir anda patlama yapmıştır. Bugünün tiyatro dilinin temelleri de bu dönemde atılmıştır.  Ve bu sanatın en üst seviyeye ulaştığı dönem bize, William Shakespeare gibi büyük bir edebiyatçıyı, tiyatro yazarını kazandırmıştır. Antik Yunanda var olan Tragedya artık, üzerine tartışılan, bir felsefesi olan, anlatmak istediği bir düşüncesi olan eserler bütününe dönüşmüştü. Bu oyunlar günümüzde bile hala üzerine tartışılan eserler olma özelliğini korumaktadır. Tiyatro o günden sonra, bazen inip bazen yükselse de ortaçağ rezaletine bir daha hiç dönüşmeyecekti. Aydınlanma ve Romantik dönemde de durum pek değişmedi. Önemli eserler verilmeye devam etti. Ancak burada bir parantez açmak istiyorum. 1700’yılların sonlarına doğru özellikle Fransa da, tiyatro büyük bir önem taşıyordu. Krallık halkı yönlendirmek için tiyatroyu kullanıyordu. Öyle ki tiyatroya akla hayale gelmeyen paralar harcanıyordu. Görkemli salonlar açılıyor, ihtişamlı dekorlar yapılıyordu. Hatta bazı oyunlarda Kral ve cümle akrabası yukarıdan zincirlerle indiriliyor ve halkı öyle selamlıyordu. Bir rivayete göre, Fransız ihtilalinin oluşmasının nedenlerinden birisi de o dönemde tiyatroya harcanan gereksiz paralar olarak söylenmektedir. Her iktidar kendi burjuvasını yaratır. Bu dönemde de bu gerçek değişmedi. Burjuva ve halk, nitelikli oyunlara ilgi göstermiyordu. İstedikleri tek şey, eğlenmek ve gülmekti. Düşünme eylemi, bir anda yine kayboldu. Öyle olunca da, çare olarak “iyi kurulu oyun düzeni” denilen bir tür yaratıldı. Bugün ki adıyla Bulvar komedisi ya da Vodvil. Bol sürprizli, genellikle yanlış anlamalar üzerine kurulu, suya sabuna dokunmayan, amacının yalnızca güldürmek olduğu oyunlar sahnelenmeye başladı ve çok beğenildi. Ama korkmayın bu boşluk, bu anlamsız saçma düşünce biçimi, bana göre tiyatronun ikinci başlangıcını doğuracaktı. Gerçekçilik dönemi. Tiyatro bütünüyle değişecek ve bugün ki halini alacaktı.

Devam edecek

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.