Şehidin Var!

Yayınlama: 19.11.2025
A+
A-
Konya Büyüksehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu,Yazar- Dramaturg

Lüks arabalar geliyordu köye.

Uzaktan zar zor seçiliyordu.

Üstelik akşamdı, üstelik kış…

Şöyle bir taradılar önemli gün ve haftaları.

Yakında zamanda seçim de yoktu.

Geriye bir tek seçenek kalıyordu.

Her anne her baba, nasırlı ellerini kalbine götürdü.

Derin bir nefes çekip,

Usulca göğe bakarak…

“Benim oğlum olmasın” dediler.

Sonra utandılar söylediklerinden…

Kim olursa olsun düşen ateş,

Yakacaktı herkesi.

Lüks arabalar kerpiç eski bir evin,

Plastik kapların üzerinde duran

Misk kokulu akşamsefalarının olduğu kapıya yanaştı.

Boyalı gıcır gıcır botlarla, kunduralarla,

Birileri ayak basta toprağa.

Bütün memleket anlamıştı artık.

Kimin şehit olduğunu,

Kimin yandığını,

Hangi evin yok olduğunu…

Rütbeli bir asker, babanın elini tuttu sımsıkı.

“Sen artık şehit babasısın” dedi.

Anne yıkıldı, durduramadı bedenini,

Yere yığıldı.

Kalbi oğluyla birlikte toprağa karışıp gitti.

Artık bir kalbi yoktu.

Bir umudu,

Bir hayali,

Bir geleceği yoktu artık.

Bir müddet kaldılar,

Ağladılar,

Feryatlar edildi,

Sonra lüks arabalara binip oradan ayrıldılar.

Uzaklaşıp gittiler sessizce…

Evlerin ışıkları söndü birer birer.

Köy sessizliğe gömüldü.

Bir tek onların evi yanıyordu

Üstelik alev alev…

Yanmak ki ne yanmak…

Geriye şehidin evlilik için,

Biriktirdiği paralarla aldığı yarım altın kaldı.

Eskimiş fotoğraflar,

Afili bir mezar kaldı.

Her şey kaldığı yerden devam etti,

Unutuldu her şey zamanla,

Zaman aktı geçti,

Annenin kalbini deldi geçti.

Kerpiç evlerine astıkları Türk bayrağı,

Ve şehidin koyu kahverengi gözleri dışında,

Her şey yok olup gitti.

Ölen anneydi, babaydı, kardeşleriydi aslında…

Ancak sadece şehidi toprağa gömdüler.

Tüm Şehitlere, şehit babalarına ve şehit annelerine…

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.