Savaşmayan Sevişen Rus-Ukraynalılar

Yayınlama: 25.12.2025
A+
A-
Profesyonel Teknik Adam Diplomasına sahip. Futbol'un kendisinde biriktirdiklerini 1991 yılında yazılı ve görsel basında sergilemeye başladı. Ulusal yaygın TV'ler de yönetici olarak görev aldı. Temsilci olarak görevini sürdürdü. Televizyon ve gazetelerde üst yönetici olarak görev yaptı. Radyo çalışmalarını başarıyla dinleyicisine ulaştırdı. Profesyonel olarak Tiyatro’nun her kademesinde görev aldı Seslendirme ve dublaj sanatçılığını başarıyla sürdürmekte. Yerel Yönetimlerde Basın Danışmanlığı, Spor Derneklerinde Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Dilek Antalya Sinema Derneği Başkanlığını sürdürmektedir

Bu savaş mevzusu ve yapılması gerekenin en iyi davranışın ne olması gerektiği mevzusunu Kendi Ülkemiz duruşuyla karşılaştırma yaparak cevap verebilmekteyiz. Yani hayatını at üzerinde ülkeler feth eden, son yüz yılda ülkemize çökmeye çalışan yabancı ülkelerin bastığı yerlerin ciğerimizi yaktığı hissiyatın karşılığını nasıl bunları defettiğimizin duruşunu en iyi bilen ülke insanıyız.

Yani Cebren feth edilmiş, bütün kaleler zaptedilmiş ama ülkemizi terk etmemiş bir millet olarak nasıl zafere ulaşılabildiğinin cevabını vermiş bir ülkeyiz. Ülkemizin çeşitli illerinde yayılmış özellikle Antalya da hal ve davranışlarına tanık olduğumuz Ukrayna ve Rus Vatandaşların yaşadıkları bu savaş atmosferinin kendilerini çok da etkilemediğini görmekteyiz.

Ülkemizin böyle bir işgal ve savaş hali durumunda Dünya’nın neresinde olursak olalım koşarak gelir silah altına girmek için sıraya gireriz. Zaten Dünya da bizim gibi asker bir millet olmadığını da biliyoruz. Asker doğmuşuz asker hissiyatında yaşam sürmekteyiz. Ordumuz, askerimiz, silahımız inancımızın hududu yoktur. Bu savaşan iki ülke insanının Antalya da ki hallerine bakınca rahatlıkları, davranışları, endişesiz halleri şaşırtmıyor değil bizleri. Ülkeleri savaştayken, eğlenceyi terk etmeyen, gecesini gündüzüne katmaya devam eden bu anlayış Dünya Zevklerinden bir gram geri kalmıyor. Bunun üstüne üstlük bu iki ülke insanı komünizm gibi baskıcı bir rejim de büyümüş, yaşamış olması nedeniyle bizim mahallede, apartmanda, site de aynı baskıcı unsurları üzerinden atmak için mazbut, ağırbaşlı, efendi, hanımefendi anadolu hissiyatı ile yaşayan Türk Ailelere bu davranışlarını sergilemeye çalışmakta. Oysa Türkler 1923 Cumhuriyetin ilanı sonrası tüm davranışını ülkesinin devlet yönetiminde ki idare ve yönetimine uyarak yaşam sürmeyi kabul etmiştir. Ama bu Rus ve Ukraynalılar’ın aralarında ki çekişme, savaş sürgünlerinin yaptığı davranış bozuklukları bizim ülke insanı olarak yanından bile geçmeyeceğimiz ruh halleri ile karşılaşmaktayız. Bu iki baskıcı rejim unsuru ülke insanı aldıkları konut üzerinden sadece kağıt üzerinde TC vatandaşı olduklarını, ülkemizin davranış şekillerini asla kabul etmediklerini, kendi ülkelerinde ki davranış şekillerini inatla sürdürmeye çalışıyor olması acaba gelecekte bizlerin huzurunu daha da çok bozacak, daha da çok hak talep edecek durumları olabilir mi endişesini taşımıyor değiliz. Aralarında ki savaşın ülkemizde ki sürgün rus ve ukraynalı oturma izinleri bulunanların hiç birisini gram ilgilendirdiğini sanmıyorum. Çam ağaçlarını süsleyen, eğlencenin dibine vurmaya hazırlanan bu sürgünler evlerinin önünde ki tekneler ile balık tutmaya, son model araçları ile gezmeye, ülkemizde yatırım yaparak sahip oldukları gayrimenkuller ile üzerimize çıkmaya çalışması şehrimize sığınmış bir garibin halleri olmaktan çıkmış durumda. Adamlar da savaşma seviş mantığı ve üstün ırk görüntüsünü veriyor olması sadece bizim için acınacak durumları olduğudur. Türk Büyüktür, Türk’ün aklı ve davranışı ile asla alay edilemez, hakir görülemez. Sadece vicdanımızın sesi bugün onların yaşam alanlarını konforlu kılmaktadır. Sanıyorlar ki biz hiç bir şeyi görmüyor bilmiyor, izlemiyoruz.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.