Sadece Adı Müslüman

Yayınlama: 06.03.2026
A+
A-
Konya Büyüksehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu,Yazar- Dramaturg

Utanmanın zerresinin bile olmadığı iğrenç bir çağda yaşıyoruz. Değer olarak gördüğümüz ne varsa artık yok. Tek bir değer var; çıkar, çıkarlarımız…

Çıkarlar uğruna yapılmayacak bir şey artık yok. Tek bir amaç var. Öyle ya da böyle eline geçen gücü elinde tutmak ve bu uğurda ne olursa olsun gözünü kırpmadan yapmak. Nasılsa bir şekilde unutulacak her şey. Çağın ahmak işleriyle yok olup gidecek değerler. O yüzden Müslüman devletlerin, kendinden olana bunca zulüm yapılırken susmalarını garipsemiyorum. Sayelerinde zaten en son din, en ilkel din haline geldi. Bir devletin tek derdi kendinden olanları zevk ve zenginlik içinde yaşatmak olursa, tabi ki İran’da 150 tane kız çocuğunun ölümüne sessiz kalacak. Tabi ki yaklaşık 20 yıldır Filistin’de çocuk, genç, yaşlı, kadın, erkek yüzbinlerce insanın ölümüne bir şey demeyecek. Petrol satıldı mı, akşam yemeğinde kuzu çevrildi mi yeterli. Kınayarak savaşların, zulümlerin biteceğini sanan garip insanlar yaşıyor aramızda. Onların bu vurdum duymazlığı bizim de sonumuzu hazırlıyor aslında. Eğer sessiz kalıyorsan, iş sana geldiğinde de konuşmanın pek manası kalmıyor. “Aklın neredeydi” sorusu bütün haklılığını bir anda yok ediyor.

Yetmiş altı yaşında bir deli ve onun yanında yetmiş üç yaşında bir şeytan, hak hukuk dinlemeden her yere saldırıyor. Hiç utanmadan, yüzü kızarmadan ne istediğini açıkça söylüyor. Şu gitsin bu gelsin diyor. Burayı ben istiyorum diyor. Filistinliler çıkıp gitsin diyor. İran benim kontrolümde olsun diyor. Hadi bunları söylemesini anladık. Peki koskoca dünya, birkaç cılız sesin dışında neden susuyor? Bu neyin korkusu? Bu korku, bir gün okların ona dönmeyeceğinin garantisini verir mi? Hem dönmese ne çıkar? İnsan olmak bu kadar ucuz mu artık? İnsan ömrü bu kadar mı değersiz?

Koca dünyada sesi gür çıkan sadece bir devlet oldu. O da İspanya. Korkusuzca bütün anlaşmaları iptal etti. Üslerinin kullanılmasına hayır dedi. Yılardır savaşın içinde yer alan, çocuklarını insanlarını kaybeden Ukrayna bile, çıkıp ABD’nin yanındayız diyor. Orada ölen insanları umursamadan. Ve bunu empati yapabileceği en yoğun günlerde söylüyor. Sanırım çaresizlik böyle bir şey. Denize düştü ve yılana sarılmak zorunda.

Bu durumlar yeni değil. Açıkçası yaklaşık otuz yıldır devam ediyor. Bu zamana kadar susanlar şimdi İran’a gerilimi artırma çağrısı yapıyor. O kadar sığ bakıyoruz ki meselelere, oradaki kadınların özgürlüğünün savaşla kazanılacağını sanıyoruz.

Önce Irak’a girdiler. Kendi yerleştirdikleri adamı yok edip, petrole ulaştıktan sonra çıkıp gittiler. Artık Irak diye bir devlet yok. Adı var ama kendi yok. Sonra Lübnan’a girdiler. Orayı karıştırıp liderlerini halk tarafından diri diri parçalanmasına izin verdiler. Artık Lübnan’da yok. Adı var ama kendi ABD ne derse onu yapmak zorunda. Sonra Filistin, Suriye. Şimdi de İran. Duracaklar mı? Hayır. Tüm Ortadoğu kontrolleri altına geçinceye kadar durmayacaklar. Ya biat edecekler ya da yok olup gidecekler. Abartarak söylüyorum ama bin yıldır dediğim bir şey var. Dünyanın sonunu sessizlik getirecek. Susanlar yüzünden yok olup gideceğiz. Başka bir evrende, başka savaşlar için…

Eyüp TORU

Yazarın Son Yazıları
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.