Mektup aşkları

Yayınlama: 07.02.2026
A+
A-

Leyla Erbil’in Mektup Aşklarını okurken kitabı bitirip kenara koymak zor oldu.

Çünkü bazı mektuplar sayfada kalmıyor, insanın aklında dolaşmaya devam ediyor.

Ben de okurken kendi kendime şunu sordum:

“Acaba bu aşklardan biri Ahmed Arif olabilir mi?”

Sonra düşündüm, neden olmasın diye.

Çünkü o mektuplarda tanıdık bir hasret havası var.

Sessiz ama ağır bir özlem.

Bağırmayan ama içten içe insanı yoran bir duygu.

Ahmed Arif’in şiirlerinde de hep böyle bir hava hissedilir.

Gururlu ama kırılgan.

Mesafeli ama kopamayan bir sevme hâli.

Bir de işin çok insani tarafı var.

Sevdiğine mektup atacak para bulmak için hamallık yaptığı anlatılır.

Düşünmesi bile insanın içini burkuyor.

Sırtında yük, aklında birkaç cümle.

Bu, büyük laflardan çok gerçek bir aşk gibi geliyor bana.

Mektup Aşklarındaki ilişkiler de zaten süslü değil.

Yorulan, bekleyen, bazen susup bazen içlenen aşklar bunlar.

Tam da Ahmed Arif’in dünyasına benzeyen bir yer.

Elbette bunu kesin bir bilgi gibi söylemek mümkün değil.

Belki sadece benim yakıştırmam.

Ama edebiyat biraz da böyle ilerlemez mi zaten?

İsimlerden çok duygular konuşur.

Ben o duygulara bakınca bu ihtimal bana hiç uzak gelmiyor.

Sanki o mektupların bir yerinde, yorgun bir şairin gölgesi duruyor gibi.

Yazarın Son Yazıları
16.02.2026
27.01.2026
11.01.2026
08.01.2026
04.01.2026
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.