Dünyanın Anatomisi
Bu dünya; birilerinin bir şeylerden nemalandığı ve onlar rahatça nemalansın diye canını dişine takan insanlardan oluşuyor artık… Arası koca bir boşluk. İşi yapanlarla, ödülleri alanların dünyası. Cennet vadiyle avutulanlarla ve onlar avunurken dünyada cenneti yaşayanların dünyası. Herkesin, her şeyi diğer dünyaya bıraktığı bir dünya burası…
Çirkinlerin hurileri hayal ettiği, güzellerin ise; o sırada hurilerle sarmaş dolaş vakit geçirdiği dünya. “Çok şükürlerin” havada uçuştuğu, o şükürlerin sürekli zenginlerin başına konduğu bir dünya. Yaşadığımız toprakların daima birilerine peşkeş çekildiği, günün sonunda o peşkeş çekilen toprakları geri alabilmek için ölenlerin dünyası. Gerçeğe uyananlarla, hiç uyanmayanların ama bir şekilde nefes alanların dünyası. İzleyenlerle, izletenlerin dünyası. Susanlarla, susturanların dünyası. Gidenlerle, kalanların dünyası. Bozanlarla, tamir edenlerin dünyası. Doğar doğmaz bize sunulan kimlikleri nedenini bilmeden ömür boyu savunanlarla, bu kimlikleri oluşturanların dünyası.
Arası yok bu dünyanın. Dedim ya arası koca bir boşluk. En uçla, en sonun savaşıyla dönüyor dünya. En yüksekle, en altın savaşıyla belki de.
Yapılan bir araştırmaya göre; kişisel gelişim, hayatın sırları, evrenin gizemi, zengin olmanın bin bir yolu gibi kitapları en çok, orta sınıf diyebileceğimiz kitle okuyormuş. Üç harflilerin genelde yoksul ya da cahil kesimi çarpması gibi… Umuda sarılanlarla, buna hiç ihtiyacı olmayanların dünyası burası. Geriye kalanı koca bir boşluk.