Aydınlandık
Adam, sıranın kendine geldiği gösterisine çıkar gibi, yüzüne kondurduğu daha çok ‘sırıt’ bir çakma tebessümle, alkışlar arasında salona girdi!…
Sanki önceden hazırlanmış gibiydi!
Önce yavaşça ceketini çıkardı, gömleğinin kollarını yukarıya doğru kıvırdı.. Sonra ani bir hareketle boynundan çözerek alelade katladığı kravatını, seyirci sıralarına fırlattı…!
*
Ve biz duruşmanın ‘esasından’ çok ‘bunu’ konuştuk!
*
Şoyle bi düşündümde, aslında iyi de oldu!
‘Şaklabanlık’ ve ‘soytarılığın’ mekânı, zamanı yok!
Yeter ki, iki seyirci, iki alkış başlasın ‘şov’!
“Böyle olur mu?!”
-Olabilir, herşey düşünülebilir, söylenebilir de…!
Bence ‘yerine ve zamanına’ takılmayın; kızmayın da!..
Sadece izleyin ve nasıl da, Fransa ve Ukrayna örneğindeki sahne gösterileri sanatçısı(!) şovmen lider(!) proje denemelerinin, ülkemizde tutmadığını ve tutmayacağını görerek, kâdim devlet aklına ve bu aklın arkasında duran milletimizin basiret ve ferasetine dua edin, edelim!
*Belki de böyle bir tiyatroya gözyumuldu kimbilir?
*
Başta, salondaki ‘seyirci’ temalı ‘konu mankenleri’ne, videoyu gizlice çeken ve salonun dışına sızdırarak yayan veya yayanlara ve tüm emeği geçenlere teşekkürler!
Ellerinize sağlık, iyi ki çekip dağıtmışsınız!
Aydınlanmış olduk!
Bir ‘şovmen’in ‘şovu’ için asla özel bir mekâna ve zamana ihtiyaç duymadığını, mesleğini her zeminde sonsuz rahatlık ve son derece engin pişkinlikle ‘icrâ’ edebileceğini bir kez daha fazlasıyla görmüş olduk…!
H.S