Ait olanlar ve ait olamayanlar

Yayınlama: 18.01.2026
A+
A-
Profesyonel Teknik Adam Diplomasına sahip. Futbol'un kendisinde biriktirdiklerini 1991 yılında yazılı ve görsel basında sergilemeye başladı. Ulusal yaygın TV'ler de yönetici olarak görev aldı. Temsilci olarak görevini sürdürdü. Televizyon ve gazetelerde üst yönetici olarak görev yaptı. Radyo çalışmalarını başarıyla dinleyicisine ulaştırdı. Profesyonel olarak Tiyatro’nun her kademesinde görev aldı Seslendirme ve dublaj sanatçılığını başarıyla sürdürmekte. Yerel Yönetimlerde Basın Danışmanlığı, Spor Derneklerinde Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Dilek Antalya Sinema Derneği Başkanlığını sürdürmektedir

Ülkemizin dört bir yanına yayılan ve özellikle bir konut ile vatandaş olanlar maalesef biz Türklerin  “aidiyet” hissiyatı duygusunda bir türlü olamadılar. Geldikleri ve yaşamaya çalıştıkları ülkelerinde ki çekilmez durumları unutmuşluk erken başladığına tanıklık ediyoruz.

Özellikle Antalya da bizim Aidiyet duygularımızın yanından bile geçmediklerine tanık oluyoruz. Kendi ülkelerinde yaşadıkları çabuk unutmuş bu zihniyetler. Yurt dışında yıllarını çalışarak geçirmiş olan yurttaşlarımız, soydaşlarımız başka başka ülkelerde hayatlarını çalışarak heba etmiş olanlar Türkiye ye döndüklerinde, ayakları topraklarımıza bastığı andan Aidiyet duygusu hemen başlar.

Mahalle kokusu, fırından ekmek, bakkaldan alışveriş şeker tuz alışlar hasretle kucaklaşmalar ve varoluşun izleri…

Ülke insanımızın yaşadığı topraklar üzerinde ki Anadolu hissiyatı hiçbir şekilde yıkılmaz bükülmez bir duruştadır. Ancak ne hikmettir ki bu göçmenler ülke değer yargılarımızın davranışlarımızın, ülkemizde nasıl yaşaması gerektiği mevzularından uzaktan yakından ilgisi yok. Hatta kimi ülke vatandaşları evlerinden ülkelerinin bayraklarını sallandırma cesareti göstermekte. Ve ülkemizde yaşamayı öğrenemeyen göçmenler, yabancı ülkeden gelip aldıkları konutlar ile vatandaş olduklarını söyleyip tepemize çıkmaya çalışanların bir kural ve yasalar çerçevesinde oturmaları, yemeleri içmeleri, eğlenmeleri ve gezip dolaşmaları iyice eni konu bunların sınırları çizilmeli.

Yoksa ve neredeyse kendi ülkemizde yabancı hissetmeye başlıyor olacağız. Yabancı ülkelerde ki vatandaşlarımız yerden başını kaldıramamakta. Aksi takdirde en küçük bir yanlış davranışta derhal Sınır Dışı edilmekte. Bu tarz uygulamaların ülkemizde de aynen uygulanır olması biraz olsun vatandaşlarımızın da yüreğine su serpiş olacaktır. Yabancılar da “aidiyet” duygumuzu anlaması oldukça zor. Bu yüzden anlamalarını da beklemiyoruz. Anlamazlar zaten. Ancak en azından ülkemizin coğrafyasında nasıl hareket etmeleri ve yaşaması gerektiği eni konu hissettirilmelidir. Ait olanlar, ait olmayanlar…

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.