TOPLUMUN İÇİNDEN BİRİSİ OLARAK




Bir toplumun yenilmesi illaki savaş meydanlarında olmaz, o toplum düşmanlarına benzediğinde savaşmadan bile yenilmiş demektir. Allah resulü(s.a.v) Abdullah bin Ömer (r.a)’dan rivayetle “Kim kendini bir kavme benzetirse, o da onlardandır.” demiştir. Kendi inanç, kendi kültür ve kendi hayat tarzları olmayan toplumların aslında varlıkları da yoklukları da bir anlam ifade etmez. Çünkü o topluluklar inancına, kültürüne ve hayat tarzına sahip çıkan diğer toplulukların kölesi olmuşlardır da farkında değillerdir. İyi de bu girişin bu günle ne alakası varda yazdın diye düşünenler olabilir. Bir an Peygamberlerin yaşadıkları toplumda, o toplumun doğrularını yaşayarak yanlışlarını reddederken kendi doğrularını ortaya koyup, onurlu bir dik duruş sergiledikleri aklıma gelince yazayım dedim. Bizler toplumu teşkil eden bireyler olarak çok şeyler istiyoruz. Ama iş bize gelince kendimizi deşarj edecek, fakat deruni anlam ifade etmeyen işlerle meşgul olmaktayız. Yaptığımız bu sloganik işlerle de çok şeyler yaptığımızı zannederek, övünmeyi de ihmal etmiyoruz. Hâlbuki özü ve içi boş işler bizi başarıya götürmez. Toplum olarak bizler çok şeyler öğrenmişiz ama bilgilerimizi hayata aktarırken doğru sırayla uygulamadığımız için hayat probleminin sonucunu yanlış buluyoruz. Ne yapalım bir gün onu da öğreneceğiz demektir.

Amacı, kendine göre yemek, içmek ve kendine göre eğlenmekle sınırlı olan bir toplum olma yolunda gidiyorsak durup düşünmeliyiz. Neye inandığını bilmeyen ve toplumsal hedefi olmayan toplulukların bir sürü mesabesinde olduğunu bilmeyen yoktur. İnanç noktasında akademik yapılması gereken tartışmaları ekran başında yapanların, toplumun en saf kesimine bu tartışmalardan ne kazandıracaklar onu da bilemiyorum. Bilerek veya bilmeyerek yapılan bu işler toplumun inanç yapısını bozucu eylemler haline dönüştükleri kesindir. Bir toplum düşünün, ehliyetli olduğunu zannettikleri kişiler tarafından kendi inançlarını en üst perdeden sorguladıklarında, halkın inancının anlamsızlaştığını göreceksiniz.

İdarecilerimiz de bizlerin geleceği için çok şeyler düşünüp, yapmak için çaba sarf ettikleri kesin gibi gözüküyor. Lakin bunu ya biz anlamıyoruz ya da onlar anlatamıyorlar. Biz anlamasak da onlar anlatamasalar da fark eden bir şey yok, sorumluluk da vebal de idarecilerin. Çünkü onlar bize anlatmak zorundalar. Halk olarak bizlerin girift işlere kafası basmaz. Bizlerin sorularına ve sorunlarına cevap vermek ve çözüm üretmek onların işidir. Tabi ki doğru işler yapsınlar diye onları Peygamberlerle haşr olunma makamına getirmekte bizim işimiz. İnanç ve kültürümüzde aile toplumun özüdür, onu bozmaya yönelen her şey toplumu bozmaya yönelmiş demektir. Bu gün halkın çoğunun aklı bu konuda karışık. Gözle görünür haklılıkları da yok değil tabi ki. Herkes işini doğru yapmalı ki yarın kimse pişman olmasın.


İlgili Etiketler

İlgili etiket bulunamamıştır.


Okuyucu Yorumları


Google 300x120


Piyasalar


Futbol Ligleri Puan Tablosu


Hava Durumu





Kızılay Web Banner 120X600