Politika

Başbakan Yıldırım: `Türkiye olarak masada yerimizi en iyi şekilde almamız lazım`

Başbakan Yıldırım, 'Dünya değişiyor, dünyada yeni bir düzen kuruluyor. Bu değişim de Türkiye'nin etrafında oluyor. Onun için Türkiye olarak büyük ve güçlü olmamız lazım. Masada yerimizi en iyi şekilde almamız lazım' dedi.




KIRKLARELİ

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, AK Parti Kırklareli mitinginde yaptığı konuşmada, 15 Temmuz'un unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bazıları 15 Temmuz bir hayaldi dese de 15 Temmuz alçak FETÖ alçak terör örgütünün, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetine, milletine karşı bir darbe girişimidir.

Türkiye, Kırklareli alçaklara gereken cevabı o gece verdi. Milletin bayrağını yere düşürmediniz, ezanları dindirmediniz, bayrağımızı indirmediniz. 15 Temmuz bir milattır. 15 Temmuz bir kez daha gösterdi ki bu sistem böyle devam ederse, darbelerden, ekonomik krizlerden ve sorunlardan asla kurtulamayacağız. Onun için 82 model darbelerden kalan bu anayasayı artık bir kenara bırakmanın zamanı geldi de geçiyor. Bazıları diyor ki 'bu anayasayı çok aceleye getirdiniz.'. Hadi oradan canım. 10 senedir 15 senedir bütün partiler, her seçimde 'bu anayasayı, bu darbe anayasasını değiştireceğiz.' demiyorlar mı? Peki seçim geçiyor ne oluyor? Verilen sözler unutuluyor ve bir dahaki seçim yine aynı laflar. Ama AK Parti millete karşı, vatandaşa karşı hep sözünün arkasında durdu, verdiği sözleri hep yerine getirdi. Yapamayacağı işi de söz vermedi."

"Peki siz ne için varsınız?"

Darbe girişiminden sonra MHP ile bir araya geldiklerini ve bu değişikliği yapmaya karar verdiklerini hatırlatan Yıldırım, ardından mecliste görüşmelerin olduğunu hatırlattı.

Başbakan Yıldırım, o süreci şöyle anlattı:

"Anamuhalefet partisinin, HDP'nin nasıl ortalığı birbirine kattığını, kürsüleri nasıl işgal ettiğini, nasıl bu anayasa değişikliğinin çıkmaması için ortalığı birbirine kattığını hatırlayın. Ancak biz dedik ki gönlümüz isterdi ki CHP de bu değişikliğe katılsın. Bunun için teklif götürdük, ziyaret ettik. Dedik ki; 'gelin birlikte yapalım bu şeref hepimize nasip olsun.'. Ancak ne oldu? Sonuçsuz kaldı, çağrılarımız sonuçsuz kaldı. Peki dedik 'madem siz Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine razı değilsiniz, istemiyorsunuz, o halde siz de kendi değişiklik teklifinizi getirin ikisini birden götürelim. Kırklareli'ye, 80 milyonun önüne koyalım, hangisi kabul edilirse başımızın üzerinde yeri var.' Buna da gelmediler.

Peki siz ne için varsınız? Eğer milletin sorunlarını çözmeyecekseniz, milletin geleceğine yönelik hedefiniz, hayaliniz yoksa, siz nasıl iktidar olacaksınız. İşte bunun için millet size 50 senedir iktidar vermiyor. Çünkü milleti inandıramıyorsunuz. Bu anayasa değişikliğini, MHP ile geçirdik, şimdi huzurunuzdayız. AK Parti parti olarak bugüne kadar milletten kaçmadık. Bugüne kadar sizin rızanız olmayan hiç bir işi yapmadık. Siz emrettiniz, siz istediniz biz onu yaptık. Millet bizden bir şey istemiyorsa, istemediği bir şey varsa biz ona uzak dururuz."

"14 yıllık iktidarın sırrı"

Başbakan Yıldırım, 14 yıllık iktidarın sırrının 'daima millet, daima hizmet' olduğunu ifade ederek, "16 Nisan da ülkemize çağ atlatacak, Türkiye'yi Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün muasır medeniyetler hedefine götürecek anayasa değişikliğine 17 günümüz kaldı. Dünya değişiyor. Dünyada yeni bir düzen kuruluyor. Bu değişim de Türkiye'nin etrafında oluyor. Bunun için Türkiye olarak güçlü olmamız, masada yerimizi en iyi şekilde almamız lazım. Veya ağır aksak giden bu 82 model anayasa ile içimize kapanacağız, terör belasıyla, ekonomik krizlerle uğraşacağız, zayıf hükümetler de darbelerle başa çıkmaya çalışacak. İki yol var birisi gelecek, birisi mevcudu korumak, geçmişte kalmak." diye konuştu.

"Güç maalesef insanları birbirine düşürüyor"

Yıldırım, geçmişte seçimler sonucunda hükümetler kurulamadığı için kaybedenin milletin, çocukların ve geleceğin olduğunu söyledi.

Zor bela hükümet kurulunca da bu sefer başbakanların cumhurbaşkanlarıyla anlaşmazlığa düştüğünü dile getiren Yıldırım, Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan koalisyonunda başbakan değişeceği zaman Süleyman Demirel'in kabul etmeyerek, hükümeti kurma görevini, keyfine göre Çiller'e vermediği söyledi.

Demirel'in Çiller'e "Bu benim kızım" dediğini belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Ne oldu? Güç maalesef insanları birbirine düşürüyor. Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer'i hatırlayın. Bir anayasa kitapçığı fırlatıldı, Türkiye bir günde fakirleşti. 23 banka battı. Dolar, faizler aldı başını gitti. Ne oldu? AK Parti geldi tam 11 yıl bunların bıraktığı bu borcu ödeye ödeye buraya geldik. Tam 638 milyar, biz o dönemden 2001 krizinden borç ödedik. İstiyoruz ki, bu günleri bir daha yaşamayalım. Sürekli iktidar olsun, sürekli istikrar olsun. Tıpkı Menderes, Özal, Recep Tayyip Erdoğan dönemi gibi her zaman güçlü hükümetler olsun."

"Çünkü Cumhurbaşkanının güçlü olması lazım..."

Yıldırım, iki sefer sandığa gitmeye gerek kalmayacağını, seçilen cumhurbaşkanının yüzde 50'den daha fazla oy alması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanının bunun altında oy alması halinde seçilemeyeceğini anlatan Yıldırım, şunları kaydetti:

"Çünkü Cumhurbaşkanının güçlü olması lazım, güçlü hükümet olması lazım ki darbelere dirensin, ekonomik krizlere geçit vermesin, yatırımlar yavaşlamasın, büyüme hızı azalmasın, daha çok iş, gençlere daha çok gelecek hazırlasın. Bunun için iktidarı vekillere bırakmıyoruz. Sandıkta kendimiz karar veriyoruz. Bu sistemin özelliği bu. Bu sistemde, beraber Meclis de güçleniyor. Meclis denetim, yasama görevlerini, hatta cumhurbaşkanını, bakanları denetliyor icabında yargılıyor. 'Meclis zayıflatılıyor, Meclis ihmal ediliyor' bu da kocaman bir yalan. Yalan rüzgarının bir parçası. O halde ne olacak? Türkiye'de istikrar olacak, Türkiye'de kalıcı, güçlü iktidar olacak. 5 yıl boyunca söz verilen bütün hizmetler görülecek. Eğer çok beğenirseniz bir dönem daha seçiyorsunuz. Toplam iki dönem. Üçüncüyü istersen yok. Kardeşim yeter, başkası gelsin. Hani nerede padişahlık, hani nerede tek adam. Milletin olduğu yerde tek adam olur mu? Çünkü millet patron, oyu veriyor seçiliyor, oy vermiyor geçip gidiyor. Bunda padişahlık, tek adamlık olur mu?" 

"Terörün kökünü kazıyacak"

Bu sistemin, terörle mücadelede ülkeyi daha güçlü hale getireceğini kaydeden Yıldırım, şunları söyledi:

"Terörün kökünü kazıyacak. Bütün devlet kurumları, bütün güvenlik birimleri, güçlü hükümet sayesinde bir olacak terörle birlikte mücadele edecek. Meclis daha da güçlenecek. Meclis üzerindeki hükümet baskısı kalkacak. Çünkü Meclisten çıkmıyor hükümet. Hükümet ayrı seçiliyor, Meclis ayrı seçiliyor. Şimdiki sistemde hükümet Meclisin üzerinde baskı kuruyor. Bakanlar aynı zamanda milletvekili. Bu sitemde öyle olmayacak. Bakanlar milletvekiliyse milletvekilliği bitecek. Meclis tamamen yasama yapacak, denetim yapacak, yeni kanunlar çıkaracak, milletin beklentilerini karşılayacak. Meclisin çıkardığı kanunun üzerinde hiçbir başka kanun yok. Cumhurbaşkanı sadece Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaracak. Ne için? Günlük işleri yapmak için. Bakanlıkları kuracak, müdürlükleri kuracak, oralara atama yapacak. Böylece 5 yıl boyunca kesintisiz hizmeti sağlayacak."

Yıldırım, bunun nüfus arttığı için yapıldığını belirterek, "Milletvekili sayısı niye 550'den 600'e çıkıyor, diyen Kılıçdaroğlu geçmişi unutmuş. Halbuki 1995'te 450'den 550'ye 100 arttıran kendileri. Şimdi onu unutmuşlar. Bugün nüfusumuz 80 milyon olmuş, o zaman 58 milyon. Bu artışa karşı çıkıyorlar. Kardeşim yapmayın. Dün yaptığınız işi bugün inkar etmeyin. Bunun hepsinin kaydı var. Millet açar bakar, hesabını sizlere sorar." dedi.

"Biz o 'hayır' dediğin anayasayı değiştiriyoruz ey Kılıçdaroğlu uyan uyan"

Kılıçdaroğlu'nun "Cumhurbaşkanı Meclis'i feshedecek" diyerek yalan söylediğini savunan Yıldırım, şöyle konuştu:

"Efendim böyle bir şey yok. Bu değişiklikte cumhurbaşkanının da, Meclis'in de feshedilmesi yok. Fesih ne demek? Sona erdirmek. Bu meclis 2 sefer fesholdu. Bir, 1960'ta darbeyle, ikincisi de 12 Eylül'de fesholdu. Çünkü parlamento kapatıldı, meclis dağıtıldı. Onun için fesih diye bir şey yok. Ne var? Meclis'i seçime gönderme var. Nasıl olacak? Diyelim ki meclis seçildi, çalışıyor. Cumhurbaşkanı da seçildi çalışıyor. Bir aksilik oldu. Cumhurbaşkanını sıkıştırıyorlar, çalışamaz duruma geldi. O zaman diyor ki cumhurbaşkanı; 'Bak, beni engellerseniz seçime giderim.' Seçime gidince ne oluyor? Hem kendisi seçime gidiyor, hem meclisi götürüyor. Niye? Aynı gün seçim var. Onun için kolay kolay seçim kararı almıyor, uzlaşıyorlar, krizi çözüyorlar. Aynı hak, meclisin de var. Meclis de karar alabilir. Diyelim ki cumhurbaşkanı kurduğu hükümetle, pek meclisi takmıyor, istediği gibi yapmaya çalışıyor. O zaman da meclis diyor ki; 'Bak, ayağını denk al, kendine gel. Yoksa seçime giderim.' Seçime gidince ikisi birden gidiyor. Biri gidip, biri kalmıyor. Onun için bu sistem uzlaşmayı getiriyor, bu sistem anlaşmayı getiriyor. Hiç kimse kolay kolay sonucu belli olmayan bir karar alamaz. Onun için bunlar, sistemin kontrol ve denetleme mekanizmaları. Dolayısıyla bu şekilde istikrar, kalıcı istikrar sağlanmış oluyor. Gördüğünüz gibi sistem, her yönüyle güçlü ekonomi, daha hızlı kalkınma, terörden arınmış, güçlü, kalkınan Türkiye için olmazsa olmaz bir şeydir."

Başbakan Yıldırım, Kılıçdaroğlu'nun son günlerde meydanlarda söylediği "Ben zaten 82 darbe anayasasına o gün (hayır) demiştim" sözlerini de hatırlatarak, "Kenan Evren darbe yaptığı zaman. Güzel, iyi yapmışsın. Uzağı görmüşsün (hayır) demişsin. Peki şimdi niye (hayır) diyorsun? Biz o (hayır) dediğin anayasayı değiştiriyoruz. Ey Kılıçdaroğlu uyan, uyan! 82'de kalmışsın, artık uyan! Geleceğe bakalım geleceğe." dedi.

Kırklareli'deki yatırımlar

2007 yılında Kırklareli'ne üniversite kurduklarını aktaran Yıldırım, şöyle devam etti:

"Üniversitenin 10 fakültesi, 3 yüksek okulu, 7 meslek yüksek okulu, 3 enstitüsü var. Kırklareli Üniversitesinin öğrenci sayısı bugün 27 bine ulaştı. Gençleri düşünmek bu. Lafla 'gençlerin geleceğini hazırlayacağız' demek olmuyor. 250 yataklı merkezde bir hastane, 100 yataklı Babaeski'de bir başka hastane, İğneada'da hastaneyi yaptık, hizmete sunduk. Merkeze, Lüleburgaz'a hastanelere, mevcut hastanelere ek binalar yaptık. Kırklareli'nde ağız diş sağlığı merkezi yaptık. Kırklareli gibi bir ilde, kocaman şehirde sadece 3 tane ambulans vardı 2002'de. Bugün ne kadar? 44 ambulans, 44. AK Parti farkı bu. Uzun yıllar Ulaştırma Bakanlığı yaptım. Kırklareli'de 2002 yılında sadece 77 kilometre bölünmüş yol vardı. Ne kadar sürede? 80 yılda. O da rahmetli Özal döneminde yapılanlar. Bunun üzerine 14 yılda 135 kilometre bölünmüş yol yaptık. Helal olsun. Yolları böldük, hayatları birleştirdik, yolları böldük, milleti birleştirdik. Yolları böleriz ama Türkiye'yi böldürtmeyiz."




Bu haber 31.03.2017 06:35:27 tarihinde eklenmiştir.


Haber Kaynağı : Bölge Haber Ajansı

Okuyucu Yorumları

Haber Gezintisi

  • Elmalı MYO’dan Engel Algılayan Gözlük

  • Türk Konseyi Gümrük İdareleri 6. Toplantısı Antalya'da yapıldı.

  • Antalya okçular tekkesi açıldı

  • Polisin sınava yetiştirdiği öğrenciden teşekkür ziyareti

  • Paket turda Rusya bereketi

  • Türel kavşak yeni çalışmalarını anlattı

  • Erdoğan: 'AB sürecini kazan-kazan anlayışıyla sürdüreceğiz'

  • CHP cadı kazanı gibi kaynıyor

  • Erdoğan'ın uçağında sürpriz misafirler

  • ABD'den flaş Rakka operasyonu açıklaması!

  • Yıldırım: “Irkçılık AB’nin geleceğinde endişe doğuruyor”

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İngiltere Başbakanı May ile görüştü

  • Bakan Işık, ABD'li mevkidaşıyla telefonla görüştü

  • Ali Fuat Yılmazer 'Erdoğan'a hakaret'ten hapis cezası aldı

  • Yeşilyurt ve Akar'a 'Atatürk'e Hakaretten' gözaltı kararı

  • Donald Trump, FBI Direktörü'nün görevine son verdi

  • Antalya'da Narko-sokak operasyonu

  • Alanya'da uyuşturucu operasyonu

Benzer Haberler